Nuh Kasabası Ziyaretçi defteri
« ÖncekiSonraki »Mesaj GönderAna SayfaYönetici Giriş| Hamdi Arık/ 19/03/2007 23:52 |
| 13 Kasım 2006 tarihinden beri yoğun tempoya ayak uydurup karınca kararınca yurdumun bahtsız bir kırsalında sorunları yıllarca çözülmeyip, biriktirilen bir okuluna görevlendirildim.Görev teklifine hangi şartlarda evet dediğime arkadaşlarım Yaşar Karaköse, İbrahim Özkara ve Şahin Kızılırmak tanıktır. O görevi kabul ederken yaklaşımım şuydu. Ellerinde yoktan başka bir şeyleri olmayan, sadece yüreğiyle bu ülkeyi uçurumun eşiğinden kurtarmak için canlarını hiçe sayan başta Mustafa Kemal Atatürk, Silah arkadaşları olmak üzere, atalarımın hiç bir şeyden şikayet etmeden neler yaptıklarını bilerek kabul ettim. Ve yıllardır çözülemeyen sorunlarını çözmek için 6 ay süre verdim kendime ve dostlarıma. Şu an yaklaşık 130 gündür görevdeyim. Bu sürede neler yaptığımı yazmayacağım. Merak edenler www.cilemeilkogretim.k12.tr adresinden görebilirler.Bu yoğunluk içinde dişimizle tırnağımızla hep beraber günlerce uğraşarak belirli bir aşamaya getirdiğimiz “Nuhluların Buluşma Yeri” sitemize okuyucu bazında katılıyordum. İçimizden bazı insanların düşünmeden yazdığını okudukça yazmak için zaman ayırmaya bile gerek duymaz oldum. Bazı yazan arkadaşlar nereye vardığını düşünmeden laf olsun torba dolsun yaklaşımında oldukları izlenimi verircesine --içimizdeki paylaşımı artırmaya, dayanışmayı geliştirme yönelik değil—yazma eylemi yapıyorlardı. Taki 18 Mart’a gelinceye kadar. Mustafa Eşme,Ramazan Kıvrak ve İsmail Arı arkadaşımın yazısını okuyunca bu insanlar neden tepki göstermişler diye merak ettim. Sadettin Kenkaya arkadaşımızın yazısını okumaya yöneldim. Sevgili çok bildiğini zanneden hocamız, benimde içinde bulunduğum meslek grubunu yargılamaya vardıran yazısını okuyunca anladım ki, kardeşlerimiz AZ bile tepki göstermişler. Evet kusura baktım Sadettin Hoca, Hem de senin anlayamayacağın derecede. Sana bir şey söyleyeyim mi sevgili arkadaşım: Vatanseverliğin ölçüsü vatana yaptığın hizmetle ölçülür, lafla değil. Orhan Veli ne demiştir yıllar önce bir dörtlüğünde ; “evet neler yapmadık şu vatan için kimimiz öldük, kimimiz nutuk attık.” Lütfen sayıyla kendine gel. Evet sevgili Nuhlu arkadaşlarımız, dostlarımız, kardeşlerimiz. Böyle yazı olmaz, böyle hakaret edemez kimse kimseye, hele buradan asla. Nuhkasabası.com dan yani. Hele bunca vatansever öğretmenlere asla. Sen kim oluyorsun da yargılıyorsun? Sayın Sadettin KENKAYA!... Sen Müfettiş misin, Savcı mısın, yoksa yargıç mı? Yurdumun yüreği asla olamazsın! Sen neden beş kere düşünüp bir kere söylemeyi denemiyorsun!... Bu anlamda sana atalarımızın bir sözünü hatırlatmak istiyorum. ”Söz gümüşse, sükut altındır.” Saygılarımla…. ![]() |
| Mustafa Özgür EŞME/Afyon 19/03/2007 01:19 |
| Sadettin Kenkaya'nın 18.03.2007 tarihinde gönderdiği "5 Yürek" adlı yazısını okudum. "kırıcı olduysam kusura bakmayın" diye bitirmiş. Evet kırıcı oldun hocam, çok kırıcı oldun. Emin olun ki, öğretmenlerimiz öğrencilerine Çanakkale Zaferi'ni de, Kurtuluş Savaşı'nı da, Atatürk'ü de, Türk büyüklerini de, bu ülkede öğünülecek tüm güzellikleri de en güzel şekilde anlatıyorlar bundan hiç kuşkunuz olmasın. Siteye yazmadıkları için, öğretmenlik gibi saygı duyulacak bir mesleğe birtakım suçlamalarda bulunmak bile çok büyük saygısızlıktır. Kaldı ki son birkaç yazısı hariç hoşgörüyü, birlik-beraberliği savunan Sadettin Kenkaya gibi birisinden bunları duymak şaşırtıyor-sinirlendiriyor insanı. Düşünüyorum da acaba Sadettin Kenkaya'nın birlik-beraberlik çağrıları, hoşgörü-iyiniyet çağrıları laf olsun diye söylenmiş şeyler miydi? Umarım öyle değildir. Kırıcı oldun hocam hem de çok. Hem de çok. Saygılarımla... ![]() |